SÖYLEŞİ

SPELA VİDECNİK

“Bizi bugünlere getiren şeyin, bilgiye ulaşmak ve öğrenmek için kendi kendimize verdiğimiz çaba olduğunu söyleyebilirim.” - Spela Videcnik

Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor'da, OFIS arhitekti'nin kurucularından Spela Videcnik, Prof. Dr. Abdi Güzer'in konuğu oldu.

Celal Abdi Güzer: Harvard ile bağlantılarınız var ve bugüne kadar uluslararası birçok proje ürettiniz; OFIS’in serüveninin talihsiz olduğunu söylemek güç. Bu durum, sen ve ortağının duruşu ve başarısından mı geliyor yoksa ülkeden de gelen bir şeyler var mı?

Spela Videcnik: Ülkeden geldiğini sanmıyorum ancak gençliğimizi Yugoslavya’da geçirdik. Kapitalist bir sistemde var olmaya çalışmak kadar acımasız olmamakla birlikte bir şeylere sahip olmak veya hayatta kalmak için kendi başımızın çaresine bakmak zorundaydık. Bizi farklı kılan şeyin bu olduğunu düşünüyorum. Örneğin AA’de ders veriyoruz, oradaki öğrenciler her türlü imkana sahip; inanılmaz kütüphaneler, fırsatlar, eğitim kadroları ve atölyeleri var. Ancak bu durum belki de onlara belki gereğinden fazla konfor sağlıyor. Bizi bu günlere getiren şeyin, bilgiye ulaşmak ve öğrenmek için kendi kendimize verdiğimiz çaba olduğunu söyleyebilirim.

Internet ve sosyal medya ile dünya biraz fazla homojen, benzer ve bazı işler biraz fazla kolay olmaya başladı. Açıkçası son zamanlarda ofiste de bu konuları tartıştık ve kim olduğumuz, nereden geldiğimiz, bizi diğerlerinden farklı kılanın ne olduğunu araştırmaya başladık. Bulduğumuz cevapları mimari dilimize dahil etmeye çalışıyoruz.

CAG: Farklı bağlamlarda ancak sık sık Bauhaus’a referans veriyorsunuz; kendinizi Bauhaus geleneği ile nasıl ilişkilendiriyorsunuz?

SV: Lisans eğitimimiz Bauhaus prensipleri ile şekillendi. Modernist gelenekten gelen bir okulda eğitim gördük ve Bauhaus bu geleneğin önemli bir parçasını oluşturuyordu. Bauhaus’un ekolünün temel özelliklerinden biri, uygulama, teori ve farklı disiplinlerin iç içe geçmiş olması. Biz de kendi işlerimizde farklı eylem veya disiplinlerin bütünleşik hareket etmesinden hoşlanıyoruz.

CAG: Küresel mimarlık gündemi hakkında neler söylemek istersin?

SV: Bilhassa okulla olan ilişkimizden ötürü, Asya, Çin ve Amerika’dan, bizlerin alışkın olmadığı büyük ölçekli kentlerden, gelen öğrenciler ile daha fazla ilişki içindeyiz. Okulda, bu kentlerin sosyal eşitsizlik, kirlilik, nüfus gibi çözülmesi neredeyse imkansız gibi gözüken problemlerine çözüm bulmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken, kendi kültürümüz ve geleneklerimizin de bu çözümlere neler katabileceğini de değerlendirmeye çalışıyoruz. Öğrencilere öğretmek istediğimiz yaklaşım da bu; kendi kültürlerini takdir etmeleri, Pinterest veya Instagram’dan kopyalayarak mimarlık yapmamaları. Tabii ki, onlar için zor çünkü sürekli hızlı olmaya ve bir anda gerçekleştirmeye daha alışkınlar ancak en başından itibaren kavramsal düşünmeye itmeye çalışıyoruz onları. Kendi kültürleri ile beslenmeleri ve onunla gurur duymalarının önemli olduğuna inanıyoruz.

ÖNCEKİ CAN ÇİNİCİ

Sitemizde sunulan özelliklerin ve sitenin işleyişi için bazı çerezlerin kullanılması teknik olarak zorunludur. Diğer bazı çerezler de sitemizi geliştirmek ve bizim tarafımızdan veya yetkili hizmet sağlayıcılarımız tarafından size ilgi alanınıza göre reklamların sunulması amacıyla kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Çerez Politikası metnini inceleyebilirsiniz.

×